Türkiye Muharip Gaziler Derneği Balıkesir Şubesi Kıbrıs Barış Harekatı'nın 48'nci yıldönümünü kutladı. Türkiye Muharip Gaziler Derneği Balıkesir Şube Başkanı Ali Hulusi
This page was last edited on 3 December 2021, at 09:25. Files are available under licenses specified on their description page. All structured data from the file namespace is available under the Creative Commons CC0 License; all unstructured text is available under the Creative Commons Attribution-ShareAlike License; additional terms may apply.
I Kıbrıs Barış Harekatı (20 Temmuz 1974) Türk Devletinin nefesi tükenmiş ve askeri müdahale şart olmuştu. Tarihler 20 Temmuz 1974 tarihini gösterdiğinde Türk uçakları Kıbrıs semalarını süslemeye başladı. Yunan birlikleri bir yandan bombalanırken bir yandan da adaya havadan ve denizden indirme yapılıyordu.
Burdur sondakika haberleri Burdur'da Kıbrıs Barış Harekatı'nın 44. yıl dönümü kutlandı. - 20 Temmuz 2018, 12:00. Kutlamalar, Kıbrıs gazileri, terörle mücadele gazileri ve şehit
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Erenköy mücahidi olarak göreve çağrıldığını ifade eden Durduran, “Radyodan birlikleri belli olanların birliklerine katılmaları, birlikleri belli olmayanların da en yakın birliklere katılması çağrısı yapıldı” şeklinde konuştu.
zKKAkCW. Türkiye Muharip Gaziler Derneği Malatya Şube Başkanı İbrahim Cengiz ve çalışma arkadaşları Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Mustafa Canbay’ı İl Başkanlığında ziyaret Başkanı Mustafa Canbay ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve “Özellikle Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında her türlü fedakârlığı göstermiş olan gazilerimiz hepimizin kıymetlileridir. Onların aslında göstermiş olduğu duruşa karşı bu vatanın her bir ferdinin minnet borcu olduğu gibi onların yaşam standartların iyileştirilmesi, haklarının verilmesi, gereken ilgi ve alakanın en güzel şekilde gösterilmesi de yöneticilerin dikkat etmesi gereken konuların başındadır. Bu Saadet Partisi olarak bizim de en büyük isteğimizdir. Biliyorsunuz Kıbrıs Barış Harekâtı emrini veren merhum liderimiz Erbakan Hocamız ve yine İktidar ortağı olan merhum Bülent Ecevit’ i de bu vesile ile minnetle anmak lazım. Ziyaretlerinden dolayı kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum. Şehitlerimize rahmet ve hayatta olan gazilerimize sağlık ve afiyet içinde güzel bir ömür diliyorum.” Muharip Gaziler Derneği Malatya Şube Başkanı İbrahim Cengiz misafirperverliğinden ve dile getirmiş olduğu düşüncelerinden dolayı İl Başkanı Canbay’a teşekkür ederek, Muharip Gazileri’nin haklarının savunulması konusundaki destekleri için teşekkür dileklerini iletti. Bülten Türkiye Muharip Gaziler Derneği Saadet Partisi MalatyaUYARI Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz. UYARI Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
1136 Türk Silahlı Kuvvetlerinin TSK Rumların baskı ve zulmüne son vermek ve Ada'da barış ve huzuru tesis etmek amacıyla 20 Temmuz 1974'te düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı'nın gazileri, harekatın Ada'ya barış ve huzur getirdiğini, Kıbrıslı Türklerin de can güvenliğini sağladığını anlattı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin TSK Rumların baskı ve zulmüne son vermek ve Ada'da barış ve huzuru tesis etmek amacıyla 20 Temmuz 1974'te düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı'nın gazileri, harekatın Ada'ya barış ve huzur getirdiğini, Kıbrıslı Türklerin de can güvenliğini sağladığını Barış Harekatı gazileri Yılmaz Bora ve Mesut Günsev, o günlerde yaşananlar ve tanık olduklarıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde Mukavemet Teşkilatı TMT Mücahitler Derneği Başkanı ve Kıbrıs gazisi Yılmaz Bora, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki eşit halka dayalı olarak 16 Ağustos 1960'da kurulduğunu, o tarihte Türk alaylarının Ada'ya ayak bastığını ifade "Gerek biz gerekse ana vatanımız Türkiye, bu cumhuriyeti büyük bir heyecanla karşıladık ama ilk günden Makarios'un 'Kıbrıs Cumhuriyeti bizim için Enosis'e bir basamaktır.' dediği andan itibaren her şey altüst oldu." diye 21 Aralık 1963'te, 48 saatte Kıbrıs Türkü'nü yok etmeyi ve Kıbrıs'ın tümünü kontrol altına almayı planladıkları Akritas Planı'nı uygulamaya koyduklarını söyleyen Bora, bunun üzerine Kıbrıs Türk halkının 7'den 70'e direnmeye başladığının altını başlayan saldırıların Ada geneline yayıldığını ifade eden Bora, Kıbrıs Türk halkının katliamlara karşı TMT önderliğinde, bir bütün olarak direndiğini kaydetti."Rumlar 11 yıl bize 'Bekledim de gelmedin.' şarkısını dinletti"Bora, şöyle devam etti "Kıbrıs Türk halkı, 11 yıl toplam 3 kilometrelik alana sıkıştırıldı. Ana vatan Türkiye'nin Kızılayın gönderdiği yardımlarla ayakta durmaya çalıştı. Kıbrıslı Türkler, 11 yılda hiçbir şart altında maneviyatını bozmadı, karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmadı ve direndi çünkü büyük Türk ulusunu daima yanı başında bildi. Rumlar 11 yıl bize 'Bekledim de gelmedin.' şarkısını hoparlörlerle cephelerde dinletti ve direnme gücünü yıkmaya çalıştı ama başaramadı."Türkiye'nin bu 11 yılda defalarca garantör ülkeler ve Birleşmiş Milletleri BM uyardığını ama hiçbir taraftan cevap gelmediğini belirten Bora, Rumların 15 Temmuz 1974'te ikinci bir soykırımı hedefleyen İfestos Planı'nı uygulamaya koyduğunu 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki cuntanın Makarios'a darbe yaptığını ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti ilan etmesiyle garantör Türkiye'nin, Yunanistan ve İngiltere ile müzakerelere başladığını bildirdi."Kıbrıs Türk halkının beklediği kuzeyden zafer güneşi doğmuş oldu"Müzakerelerden cevap gelmediğini kaydeden Bora, şunları anlattı "TSK 20 Temmuz sabahı Ada'ya çıktı ve çıktıktan sonra da garantör ülkelere anayasal düzenin yeniden tesisi için çağrı yaptı ancak karşılık bulmadı. Rumlar kaçmaya başladı, 21-22 Temmuz'da Beşparmak Dağları geçildi, Lefkoşa ile irtibat kuruldu. Daha sonra Lefke ve Mağusa'ya yöneldi. Kıbrıs Türk halkının beklediği kuzeyden zafer güneşi doğmuş oldu."Harekat sırasında Yeşilırmak'ta görevli olduğunu söyleyen, 15 Temmuz'da Rumların müdahalesinin ardından cephede görev aldıklarını barışı korumakla görevli olan BM Barış Gücü yetkililerinin 11 yıl boyunca Kıbrıslı Türkleri tehdit ettiğini ifade eden Bora, şöyle devam etti "Türkiye'nin 20 Temmuz 1974 müdahalesi Kıbrıs'ın tümüne barış ve huzur getirdi, Rumları da bir iç kavgadan kurtardı. 52 yıldır aranan ve bulunamayan Kıbrıs'ın gerçekleriyle bağdaşan çözümü de getirdi ve iki ayrı devletin oluşmasına zemin hazırladı. Harekat eğer yapılmasıydı Kıbrıs Türkü katledilecekti, tek bir Türk kalmayacaktı, aynı Girit misali. Bizim, ana vatanımızın desteğiyle KKTC'nin sonsuza kadar yaşayacağına inancımız tamdır. ""Türk ordusu, çok zor bir harekatı başarıyla gerçekleştirmiştir"Gazi Emekli Amfibi Deniz Piyade Kıdemli Binbaşı Mesut Günsev, 20 Temmuz 1974'ün, asil Kıbrıs Türk halkının direnişinin, Türk ordusu tarafından mühürlenerek özgür toprakların ele geçirilmesinin başlangıç tarihi olduğunu "Türk ordusu, 20 Temmuz 1974 şafağında, dünya tarihinde çok nadir görülen atma, indirme ve çıkarma gibi 3'lü, koordinesi, emir ve komutası çok zor bir harekatı başarıyla gerçekleştirmiştir." Kıbrıs Barış Harekatı'nın bölümünün 3 günde tamamlandığını aktaran Günsev, çok dar bir alana, büyük miktarda asker, mühimmat ve ikmal malzemesi yığıldığını, Beşparmak Dağlarından da devamlı taciz atışı geldiği için bu alanın genişletilmesi gerektiğini sonra 2'nci Barış Harekatı'nın yapıldığını ve bugünkü sınırların çizildiğini kaydeden Günsev, o zaman deniz piyade üsteğmeni olduğunu dile getirdi."20 Temmuz sabahı hastaneden kaçtım"Günsev, "Kıbrıs'a ilk adım atan amfibi deniz piyade alayının bir mensubuydum. 20 Temmuz sabahı ilk adımı atmak bana nasip olmadı. Çünkü Mart 1974'te İtalya'da askeri hastanede yatıyordum. 20 Temmuz sabahı hastaneden kaçtım ve maceralarla 1'inci harekatın bitiminden sonra Ada'ya geldim. 2'nci harekata katılma onurunu elde ettim." yanında, "Harekatla Kuzey Kıbrıs halkı bir vatana sahip oldu. Bu asil halk direndi, ana vatana güvendi ve Mehmetçik ile mücahit omuz omuza çarpıştı." ifadesini kullanan Günsev, bugün özgür bayrakların aziz şehitler sayesinde dalgalandığını ve ömür boyu dalgalanacağını vurguladı. KKTC Başbakanı Üstel'den Abdülhamid Han sondaj gemisi açıklaması Açıklaması 'İHA VE SİHA'LARIN UÇMASINI İSTEMİYORLAR' Ersin Tatar KKTC'nin Doğu Akdeniz'de rolü ve önemi var Kaynak AA Bora Füzesi, Kıbrıs, Türk, Güncel, Son Dakika Son Dakika › Güncel › 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın gazileri o günleri anlattı - Son Dakika Bu haber AA tarafından hazırlanmış olup habere tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. AA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı AA kurumudur. Son Dakika
Ayşe tatile çıktı’ parolasıyla Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yönelik başlattığı Kıbrıs Barış Harekâtı ne zaman ve neden yapılmıştır?’ sorusu, harekâtın yıl dönümünde sorgulanıyor. Kıbrıs’ta yaşayan Türklere yönelik katliama dur’ demek için Türkiye, adaya askeri çıkarma ve indirme gerçekleştirdi. Peki Kıbrıs Barış Harekâtı sonucunda ne oldu? İşte aradıklarınız… Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in talimatıyla başlatılan Kıbrıs Barış Harekâtı, 45. yıl dönümünde çeşitli anma etkinlikleriyle yeniden yaşatılıyor. Harekâtın yıl dönümü vesilesiyle Twitter’da da KıbrısBarışHarekatı’ etiketi, Trending Topic TT olarak Türkiye gündeminde en üst sıraya yükseldi. Bu gelişmelerin ardından Kıbrıs Barış Harekâtı ne zaman ve neden yapılmıştır?’ sorusunun yanıtı da aranmaya başlandı. İşte TSK’nin 1974’te Kıbrıslı Türklere ve Rumlara barış götürmek için yaptığı’ harekâtın detayları… KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI NEDENLERİ Kıbrıs Barış Harekatı'na zemin hazırlayan olayların başlama tarihi olarak 1959 yılı gösterilir. Türkiye, İngiltere ve Yunanistan tarafından 1959 yılında imzalanan Londra ve Zürih anlaşmalarıyla bu ülkelerin garantörlüğünde Rum ve Türk halklarının eşitliğine dayalı Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştu. Rumlara ait silahlı gruplar tarafından 1963 yılı itibarıyla yapılan saldırıların ardından Kıbrıs Türkleri, ülke yönetiminden baskı ve zulümle uzaklaştırıldı. Adayı Yunanistan'a bağlama hedefine erişmek isteyen Rumlar tarafından yürütülen saldırılar ve ambargolar 1963-1974 yıllarında giderek artmıştı. DARBE YAPILINCA MGK ACİL TOPLANDI Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük ile beraberindeki heyet ve Başbakan İsmet İnönü başkanlığındaki Türkiye heyeti arasındaki resmî görüşmeler Ankara'da gerçekleşti. EOKA-B liderlerinden Nikos Sampson, Yunanistan'da iktidarda yer alan cuntadan da destekle yaptığı darbeyle 15 Temmuz 1974 yılında Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios'u devirdi. Adadaki darbe haberi Ankara'ya varınca Millî Güvenlik Kurulu acilen toplandı. TÜRKİYE’NİN KIBRIS’A MÜDAHALE TEKLİFİ KABUL EDİLMEDİ Dönemin Başbakan’ı Bülent Ecevit’in, toplantının ardından TSK’ye Kıbrıs'a müdahale ihtimaline karşı hazırlık yapılması yönünde talimat verdiği ortaya çıktı. Dünya kamuoyunun Kıbrıs'taki askerî yönetime tepkileri de Türkiye'nin lehine bir ortam oluşturmuştu. Türkiye, adaya ortak müdahalede bulunulması adına garantör devletlerden İngiltere ile görüşüp, oraya müdahale durumunu önerdi. Ancak Ecevit’in teklifi İngiltere Başbakanı tarafından kabul edilmedi. CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK MECLİS’İ OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞIRDI Bu esnada, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırdı. 18 Temmuz'da Başbakan Ecevit, Londra'da ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile görüşme gerçekleştirdi. Bunun hârici Kıbrıs'ta, "Yeşil Hat"ta hava gerginleşti. Meclis, olağanüstü toplantıda, Kıbrıs'ta darbenin ardından ortaya çıkan durumu görüştü. 19 Temmuz'da Sisco, Atina'dan Ankara'ya giriş yaptı. Sisco'nun Atina nezdindeki girişimlerinden netice alınamayacağı anlaşıldı. HAREKÂTIN PAROLASI AYŞE TATİLE ÇIKSIN Aynı gün Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca bir filo, çıkarma gemileriyle Akdeniz'e doğru yola çıktı. Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı birliklerin Lefkoşa-Hamitköy-Gönyeli ve Pınarbaşı bölgelerine hava indirme, Yavuz Plajı'na denizden çıkarma yapmasıyla 20 Temmuz'da başlamış oldu. Harekâtın parolası da Ayşe tatile çıksın’ oldu. Ayşe, Cenevre konferansına katılan dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş'in kızıydı… KIBRIS’A BARIŞ GETİRMEK İÇİN ADAYA GİDİYORUZ’ Başbakan Ecevit, harekatın başladığını, "İnsanlığa ve barışa büyük bir hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki kuvvetlerimize ateş açılmaz ve kanlı bir çatışmaya yol açılmaz. Biz aslında savaş için değil barış için ve yalnız Türklere değil Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz." sözleriyle duyurdu. HAREKÂT NASIL GERÇEKLEŞTİ? Türk uçakları 21 Temmuz sabahı, Rum mevzilerine karşı harekete geçti. 4'üncü Paraşüt Taburu ile birleşen Kıbrıs Türk Kuvvetleri, Lefkoşa Havalimanı ile Kaymaklı bölgesine taarruza başladı. 2'nci ve 3'üncü komando taburları Zeytinli istikametinde ilerledi. Kocatepe muhribi de haberleşme ve koordinasyon eksikliğinden ötürü Türk uçaklarınca batırıldı. Harekâtın ikinci günü, 3'üncü Paraşüt Taburu'nun taarruzu sonucu Deliktepe düştü. Girne'ye ulaşan Türk birlikleri Lefkoşa'ya doğru hareket etti. Bu vesileyle de Lefkoşa-Girne hattı birleştirilmiş oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin çağrısının ardından Türkiye, 22 Temmuz saat itibaren harekata son verdi. TÜRKİYE İLE YUNANİSTAN ARASINDAN ATEŞKES ANLAŞMASI ABD ve İngiltere dışişleri bakanlıklarının yetkilileri aracılığıyla Türkiye ile Yunanistan arasında ateşkes anlaşmasına varıldı. Yapılan harekatla Lefkoşa-Girne karayolunun denetim altına alınmasıyla Lefkoşa'nın Türk kesiminin denizle bağlantısı sağlandı. Bunun dışında kalan başta Magosa olmak üzere diğer yerleşim bölgelerinde ise Türklerin güvenliği tam olarak sağlanamadı. TÜRKİYE’NİN BİRÇOK İLİNDE SIKIYÖNETİM İLAN EDİLDİ Bu arada harekatın başlamasıyla İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay'da sıkıyönetim ilan edildi. 20 Ağustos'tan itibaren bu illere Antalya da eklendi. Yunan cuntasının işbaşına getirdiği Nikos Sampson, 22 Temmuz'da cumhurbaşkanlığından istifa etti. Harekatta 3 gün içinde 57 şehit verildi, 184 asker yaralandı. KIBRIS BARIŞ GÖRÜŞMELERİ BAŞADI Yunanistan'da sivil yönetimin iş başına gelmesinin ardından 25 Temmuz 1974'te Kıbrıs barış görüşmeleri Cenevre'de başladı. Türkiye, Yunanistan'a Kıbrıs'ta federasyon sistemini önerirken TSK da 26 Temmuz'da Girne'nin 5 Mil Plajı'na asker ve malzeme yardımı için çıkarma yaptı. Türk birliklerinin Kıbrıs'ta yerleşim alanları genişlerken 30 Temmuz'da Cenevre'deki görüşmeler sona erdi. Taraflar ateşkesin sürmesini istemesine rağmen 6 Ağustos'ta takviyeli Rum birlikleri, Girne'nin batı kesiminde saldırı başlattı. Saldırıyı püskürten Türk birlikleri, Rumların ateşkese uymaması sonucu Lapta'yı ele geçirdi. ADADA YENİ ANAYASA İHTİYACI Taraflar barış koşullarını tekrar görüşmek üzere Cenevre'de ikinci defa bir araya geldi. Görüşmelere Kıbrıs Türk Halkı Lideri Rauf Denktaş ile Kıbrıs Rum Halkı Lideri Glafkos Klerides katıldı. Kıbrıs Türklerini temsil eden heyet, adanın yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu, iki kesimli bir federasyon kurularak Türk tarafına yüzde 34 toprak bırakılması gerektiğini belirtti. Rumların ve Yunanistan'ın buna yanaşmaması üzerine 8-13 Ağustos tarihlerindeki konferans sona erdi. 14 AĞUSTOS’TA İKİNCİ HAREKÂT Takvimler 14 Ağustos'u gösterdiğinde Kıbrıs'ta ikinci harekat başladı. Harekatın amacını ise doğuda Magosa ve batıda Lefke'ye kadar olan bölgelerin, Rum işgalinden kurtarılması oluşturuyordu. Türk birlikleri 15 Ağustos'ta Magosa'ya girdi. Batıda ise Lefke yönünde Mitri alındı. Harekatın son günü olan 16 Ağustos'ta Lefke ve Omorfo alındı, Lefkoşa bombalandı. Sonrasında ilan edilen ateşkes 6 saat sürdü. Rumların açtığı ateşe, Türk birlikleri karşılık verdi. KATLİAMLAR ORTAYA ÇIKTI Magosa'ya 15 kilometre uzaklıktaki Türklere ait Atlılar Köyü'nde Rumlar tarafından yapılan katliam ortaya çıkarıldı. Bir çukura gömülü 57 Türk'ün cesedi bulundu. 22 Ağustos'ta Yeşil Hat üzerinde esir değişimi yapılırken 29 Ağustos'ta Yeşilırmak Köyü tamamen Türklerin kontrolüne geçti. 1 Eylül'de ise Magosa'ya bağlı Muratağa ve Sandallar köylerinde 88 kişinin yakılarak çukura gömüldüğü anlaşıldı. 16 Eylül'den itibaren Rum ve Türk tutsakların değişimi işlemlerine başlandı. KIBRIS TÜRK FEDERE DEVLETİ KURULDU Harekatın başarıyla sonuçlanması sonrasında, 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu, devlet başkanlığına Rauf Denktaş getirildi. 15 Kasım 1983'te ise Mecliste alınan kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. 20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı'a katılarak gazi olanlar, o günlerdeki anılarını 45 yıl sonra paylaştı. SAVAŞIN BAŞLAMA SEBEBİ Savaşın başlama sebebi ile ilgili bilgi veren Samsun Muharip Gaziler Derneği Başkanı ve aynı zamanda Hava İndirme Tugayı Paraşüt Taburunda görev alan Ahmet Diril 65, “15 Temmuz 1974’te Enosis’ hayranları olan Yunanistan taraftarları Rum taraftarları olan EOKA’cılara darbe ile ihtilal yaptılar. Bu darbe neticesinde Kıbrıs’taki yönetimi ele geçirerek buradaki bizim soydaşlarımıza katliam yaptılar. Yaşlısından, genç insanlara kadar herkese dozerlerle katliamlar yaparak toprağın altına gömdüler. Bundan 45 sene önce yapılmış bu katliam tarihin canlı derinliklerinde yer almaktadır. Kıbrıs’ta yaşayan soydaşlarımızın can güvenliğini sağlamak için havadan indirme, havadan atma, denizden çıkartma şeklinde harekat gerçekleştirilmiş ve Türk askerinin üstün cesaret göstermesi sonucunda oradaki soydaşlarımızın mal ve can güvenliği sağlanmıştır. Kıbrıs barış harekâtı adada yaşayan bütün insanlığa barış getirmiştir. Eğer ’Enosis’ hayali gerçekleşmiş olsaydı bugün bile adada Rum varlığından söz edilemezdi. O yüzden barış harekatı’ şeklinde bu isim telaffuz edilmektedir” dedi. Hava İndirme Tugayı Paraşüt Taburunda onbaşı olarak görev yapan Bilal Ersoy, "19 Temmuz Cuma günüydü. Kayseri de eğitim alıyordum. Askerde öğle saatlerinde bizi topladılar. Merak ediyorduk çünkü gelişmelerden haberimiz yoktu. Komutanımız bize Kıbrıs’ta ki soydaşlarımıza katliam yapıyorlar. Buraya çıkarma yapacağız’ dedi. Biz de bir heyecanlı silah bakımını yaptık. Askeri tesisatlarımızı hazırladık. Gece saat alarm kurduk. Alarm çaldığında ise paraşütlerimizi kuşanıp Kayseri Erkilet Havaalanı'na geldik. Ben 1’inci adamdım. Uçaktan atlayacak ilk kişiydim. Uçak adaya girmeye başladı. Yukarıdan bir baktım ki Kıbrıs toz duman içindeydi. Uçaktan atlayınca aşağıda biraz dinlenmek istedim. Karşıma Beşparmak Dağları’nı aldım. Tam 30 metre yakınıma top mermisi düştü. Sonra topluluk olarak kasaba gibi bir yere gittik. Orada gezinirken kasaba boştu. Bir mağaranın önünde durduk. Mağaranın içine sivil halk dolmuş. Bizi Rum askeri zannetmişler. O kasaba olduğu gibi mağaraya dolmuştu. Biz kasabayı emniyet altına aldık ve insanlar evlerine yerleşti. O günün akşamı Beşparmak Dağları’na taarruz yapacağız. Beşparmak Dağları’nda ilerlerken komutanız şurada 5 dakika dinlenelim’ dedi. Tam dinlenirken içimize iki tane havan topu düştü. 6 şehit verdik orada. Komutanımız havan mangasını çağırdı. Beşparmak Dağları’na havan kurduk. Ben mermileri hazırlarken tam karşıdan bana bir ateş geldi. Karın boşluğumdan ve dizimden vuruldum. Beni arabaya koyduklarında bilincim kapalıydı. Sonra gözlerimi açtığımda bir hemşirenin bana kalp mesajı yaptığını gördüm. O an sordum ne yapıyorsun’ diye. Senin kalbini çalıştırmaya çalışıyoruz’ dedi. O andan sonra gazilik şerefine eriştim” şeklinde konuştu. Çok zor şartlar altında savaştığını ifade eden Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığında asker olan Fahri Çamur 65 ise "Komutanımız adada darbe yapıldığını, katliamların başladığını, müdahalenin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle ile Kıbrıs’a hareket edeceğimiz söyledi. Kıbrıs’a giderken bir haber geldi Düşman bütün silahlarını Girne Limanı’na çevirmiş, buraya çıkmayın vurulursunuz.’ Bir müddet sonra Kıbrıs’ın batı kesimlerine doğru ilerledik. Girne’de 4 gün savaştık. Arkamız deniz, önümüz düşman, karşımız düşmanın bulunduğu Beşparmak Dağları’ydı. Çok zor şartlar altında savaştık. 24 Temmuz öğleden sonra Girne savaşları bitince boğaza girme emri geldi. Boğazın doğu kısmında Rum birlik ordusu toplanmıştı. Sadece gece çatışmaları yaşadık. Bu sırada barış görüşmeleri devam ediyordu ancak görüşme sonuç vermeyince Ayşe Tatile Çıkabilir’ sloganı ile 2. bir çıkartma haberi geldi. Hamitköy, Kuzey Lefkoşa, Değirmenlik gibi yerler Türklerin sıkıştırıldığı bölgelerdi. Özellikle Değirmenlik bölgesini çatışarak ele geçirdik. Samsunlu bir arkadaşım şehit oldu. 5 arkadaşım da yaralandı. Çatışma azalınca baktım bir arkadaşım şok geçiriyor, bir arkadaşım üstü başı yanmış, bir arkadaşımın üstü başı kan içinde oradan bir dedi ki, Komutanım vatan için canımız feda olsun.’ O anı unutamıyorum” diye konuştu. Güncelleme 20/07/2019 1021
- 1231 Güncelleme - 1231 Türk Silahlı Kuvvetlerinin TSK Rumların baskı ve zulmüne son vermek ve Ada'da barış ve huzuru tesis etmek amacıyla 20 Temmuz 1974'te düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı'nın gazileri, harekatın Ada'ya barış ve huzur getirdiğini, Kıbrıslı Türklerin de can güvenliğini sağladığını anlattı. Kıbrıs Barış Harekatı gazileri Yılmaz Bora ve Mesut Günsev, o günlerde yaşananlar ve tanık olduklarıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde Mukavemet Teşkilatı TMT Mücahitler Derneği Başkanı ve Kıbrıs gazisi Yılmaz Bora, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki eşit halka dayalı olarak 16 Ağustos 1960'da kurulduğunu, o tarihte Türk alaylarının Ada'ya ayak bastığını ifade "Gerek biz gerekse ana vatanımız Türkiye, bu cumhuriyeti büyük bir heyecanla karşıladık ama ilk günden Makarios'un 'Kıbrıs Cumhuriyeti bizim için Enosis'e bir basamaktır.' dediği andan itibaren her şey altüst oldu." diye 21 Aralık 1963'te, 48 saatte Kıbrıs Türkü'nü yok etmeyi ve Kıbrıs'ın tümünü kontrol altına almayı planladıkları Akritas Planı'nı uygulamaya koyduklarını söyleyen Bora, bunun üzerine Kıbrıs Türk halkının 7'den 70'e direnmeye başladığının altını başlayan saldırıların Ada geneline yayıldığını ifade eden Bora, Kıbrıs Türk halkının katliamlara karşı TMT önderliğinde, bir bütün olarak direndiğini "Rumlar 11 yıl bize 'Bekledim de gelmedin.' şarkısını dinletti"Bora, şöyle devam etti"Kıbrıs Türk halkı, 11 yıl toplam 3 kilometrelik alana sıkıştırıldı. Ana vatan Türkiye’nin Kızılayın gönderdiği yardımlarla ayakta durmaya çalıştı. Kıbrıslı Türkler, 11 yılda hiçbir şart altında maneviyatını bozmadı, karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmadı ve direndi çünkü büyük Türk ulusunu daima yanı başında bildi. Rumlar 11 yıl bize 'Bekledim de gelmedin.' şarkısını hoparlörlerle cephelerde dinletti ve direnme gücünü yıkmaya çalıştı ama başaramadı."Türkiye'nin bu 11 yılda defalarca garantör ülkeler ve Birleşmiş Milletleri BM uyardığını ama hiçbir taraftan cevap gelmediğini belirten Bora, Rumların 15 Temmuz 1974'te ikinci bir soykırımı hedefleyen İfestos Planı'nı uygulamaya koyduğunu 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki cuntanın Makarios'a darbe yaptığını ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti ilan etmesiyle garantör Türkiye'nin, Yunanistan ve İngiltere ile müzakerelere başladığını "Kıbrıs Türk halkının beklediği kuzeyden zafer güneşi doğmuş oldu"Müzakerelerden cevap gelmediğini kaydeden Bora, şunları anlattı"TSK 20 Temmuz sabahı Ada'ya çıktı ve çıktıktan sonra da garantör ülkelere anayasal düzenin yeniden tesisi için çağrı yaptı ancak karşılık bulmadı. Rumlar kaçmaya başladı, 21-22 Temmuz'da Beşparmak Dağları geçildi, Lefkoşa ile irtibat kuruldu. Daha sonra Lefke ve Mağusa’ya yöneldi. Kıbrıs Türk halkının beklediği kuzeyden zafer güneşi doğmuş oldu."Harekat sırasında Yeşilırmak'ta görevli olduğunu söyleyen, 15 Temmuz'da Rumların müdahalesinin ardından cephede görev aldıklarını barışı korumakla görevli olan BM Barış Gücü yetkililerinin 11 yıl boyunca Kıbrıslı Türkleri tehdit ettiğini ifade eden Bora, şöyle devam etti"Türkiye'nin 20 Temmuz 1974 müdahalesi Kıbrıs'ın tümüne barış ve huzur getirdi, Rumları da bir iç kavgadan kurtardı. 52 yıldır aranan ve bulunamayan Kıbrıs'ın gerçekleriyle bağdaşan çözümü de getirdi ve iki ayrı devletin oluşmasına zemin hazırladı. Harekat eğer yapılmasıydı Kıbrıs Türkü katledilecekti, tek bir Türk kalmayacaktı, aynı Girit misali. Bizim, ana vatanımızın desteğiyle KKTC’nin sonsuza kadar yaşayacağına inancımız tamdır. "- "Türk ordusu, çok zor bir harekatı başarıyla gerçekleştirmiştir"Gazi Emekli Amfibi Deniz Piyade Kıdemli Binbaşı Mesut Günsev, 20 Temmuz 1974'ün, asil Kıbrıs Türk halkının direnişinin, Türk ordusu tarafından mühürlenerek özgür toprakların ele geçirilmesinin başlangıç tarihi olduğunu "Türk ordusu, 20 Temmuz 1974 şafağında, dünya tarihinde çok nadir görülen atma, indirme ve çıkarma gibi 3'lü, koordinesi, emir ve komutası çok zor bir harekatı başarıyla gerçekleştirmiştir." Kıbrıs Barış Harekatı'nın bölümünün 3 günde tamamlandığını aktaran Günsev, çok dar bir alana, büyük miktarda asker, mühimmat ve ikmal malzemesi yığıldığını, Beşparmak Dağlarından da devamlı taciz atışı geldiği için bu alanın genişletilmesi gerektiğini sonra 2'nci Barış Harekatı'nın yapıldığını ve bugünkü sınırların çizildiğini kaydeden Günsev, o zaman deniz piyade üsteğmeni olduğunu dile "20 Temmuz sabahı hastaneden kaçtım"Günsev, "Kıbrıs'a ilk adım atan amfibi deniz piyade alayının bir mensubuydum. 20 Temmuz sabahı ilk adımı atmak bana nasip olmadı. Çünkü Mart 1974'te İtalya'da askeri hastanede yatıyordum. 20 Temmuz sabahı hastaneden kaçtım ve maceralarla 1'inci harekatın bitiminden sonra Ada'ya geldim. 2'nci harekata katılma onurunu elde ettim." yanında, "Harekatla Kuzey Kıbrıs halkı bir vatana sahip oldu. Bu asil halk direndi, ana vatana güvendi ve Mehmetçik ile mücahit omuz omuza çarpıştı." ifadesini kullanan Günsev, bugün özgür bayrakların aziz şehitler sayesinde dalgalandığını ve ömür boyu dalgalanacağını vurguladı.
Kıbrıs'ta Türklerin uğradığı baskı ve zulmü ortadan kaldırmak ve Ada'ya barışı getirmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri TSK tarafından 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nın gazileri, harekatın Ada'ya ve Kıbrıs Türklerine huzur ve özgürlük getirdiğini söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği üyeleri ile Kıbrıs gazileri Yaşar Gevrek, Ersoy Taluğ ile eşi Jale Taluğ, üzerinden 47 yıl geçen Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili AA muhabirine açıklamalarda
kıbrıs barış harekatı gazileri isimleri