KadınDoğum Uzmanı Dr. Burcu Kardaş Arslan’ın cevabı: (Son adet tarihinden 4 gün sonra girilen ilişkide hamile kalınabilir. Her kadının yumurtlama dönemi farklılıklar gösterebilir. Normalde adetin 1. gününden sayarak 11-17 günleri arası gebe kalma şansı daha fazladır ancak hemen adet sonrası girilen ilişkide dahi gebe
YüksekRiskli Gebelik Protokolleri, Bülent Tıraş Yüksek- riskli gebelik protokolleri Kanıta dayalı yaklaşım Beşinci baskı Deneyim ve kanıtlar yüksek riskli gebe
GaziÜniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, tüp bebek yönteminin, kadının tüplerinin kapalı olması, yumurtlama bozuklukları, endometriyozis gibi durumlarda, rahim içi aşılama ile sonuç alınamayan hastalarda, azo spermi olan kişilerde ve genetik hastalıkların tespiti halinde uygulanması
Prof Dr. Bülent Tıraş Tüp bebek tedavilerinde bütün doktorlar da hedef başarıdır dedi. Anne adayında tüp bebek tedavilerinde başarılı olmak için anne adaylarında aşağıdaki noktalara özel dikkat edilmesi ve bu yönde araştırmalar yapılması gerektiğini önerdi. Anne adayında rahim içi yapışıklar : Bu tür sorunlar gebe kalamamaya, oluşan gebeliklerin düşük ile
Gebelikortalama 40 hafta, yani 9 AY 10 GÜN devam eden bir süreçtir. Tıbbi olarak gebelik başlangıcınızı hamile kaldığınız adet döngünüzde (adet döngüsü üreme çağında olan bir kadının bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar olan süreci tanımlar) gördüğünüz adetin ilk günü belirler.
kzW5K. Gebelik süresince bebek anne karnında devamlı hareket halindedir. Anne karnında bebek için uygun koşulları sağlayan amniyos sıvısı, gebeliğin erken dönemlerinde bebek henüz daha çok küçük olduğu için içerisinde sürekli dönmesine ve yer değiştirmesine neden olur. Bu nedenle bebeğiniz doğuma kadar birçok farklı pozisyon edinir. Bkz Amniyotik sıvı düzeyimi nasıl arttırabilirim? Anne karnında bebeğin normal duruşu kafası aşağıda olacak şekildedir ve buna verteks prezentasyon denir. Bebeğin ters durması yani kafası yukarıda poposu aşağıda durması ise maket geliş pozisyonu olarak adlandırılır. Bebeğin yan durmasına ise, kafasının ve poposunun rahmin sağ ve sol tarafına gelecek şekilde durması transvers situs yani transvers duruş olarak adlandırılır. Daha erken aylarda yapılan ultrasonografilerde genellikle bebekler yan duruş ve ters duruş pozisyonu alırken, gebeliğin ilerleyen haftalarında genellikle dönerek düz pozisyona geçerler. Bu durum gebeliğin ilk aylarında normal kabul edilir. Ancak gebeliğin 36. haftasından sonra bebeğin düz pozisyonunu alması önemlidir. Bu duruma istinaden normal yollardan doğumumun gerçekleştirilebilmesi için en önemli faktör bebeğin duruş pozisyonudur. Bu nedenle yapılan ultrasonografi kontrolleri ile bebeğin duruşu bu haftalarda gözlemlenir. Bkz Bebeğim hangi pozisyonda? Bebeğin ters durmasına neden olan faktörler nelerdir? Bebeklerin ters durmalarının nedeni; gebelik yaşı, rahimde meydana gelen anomaliler, bebekten kaynaklı bazı komplikasyonlar ve en fazla görülen ve en önemli nedeni ise çoğul gebelik durumlarıdır. Ayrıca amniyon sıvısının miktarındaki dengesizliklerin sonucunda da bebeğin ters durmasına neden olabilir. Bir diğer sebep ise, annenin daha önce çok sayıda gebelik gerçekleştirmiş ve bu nedenle rahminin normale göre daha gevşek bir yapıya sahip olması da neden olabilir. Bebeğin ters durmasının neden olduğu riskler nelerdir? Bebeğin ters durması, plasentanın sarkma olasılığını arttırır. Bu nedenle doğum kanalı içerisinde veya bebeğe dolanarak sıkışabilir. Bu durumda bebeğe giden oksijen miktarını kısıtladığı için büyük tehlikelere yol açabilmektedir. Ayrıca yapılan incelemelerde, ters duran bebeklerin omurgasının olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Tüm bu nedenlere bağlı olarak normal doğumun gerçekleşme ihtimali azalırken, sezaryen ile doğum şansı artmaktadır. Bebeğin ters duruşu riskine karşı neler yapılabilir? Bebeğin ters duruşunda bazı faktörlerin etkisi olduğu gibi bazı durumlarda neden olduğu tespit edilememektedir. Bu nedenle anne adayının doğum kontrollerini düzenli olarak yaptırması gerekli müdahale için önemli olmaktadır. Yapılan kontroller sayesinde bebeğin pozisyonu hakkında bilgi sahibi olunabilirken, neden olduğu faktörlerde saptanabilmektedir. Genellikle gebeliğin 34 ile 36. haftaları arasında yani bebek doğum tarihinin yaklaşması ile doğru pozisyonu almaya başlar. Eğer 36. gebelik haftasında bebek hale düz pozisyonuna geçmemiş ise, bebeği döndürmek için bir takım yöntemler uygulanabilir. Ancak bu yöntemler kontroller sonucunda uygun görülürse yapılmaktadır. Bu yöntemler, popo kaldırma ve ses kullanma yöntemleridir. Popo kaldırma yöntemi nedir? Bu yöntemin uygulanabilmesi için, gebelik için gerekli bir müdahaleye ihtiyaç duyulması gerekir. Kontroller sonucunda elde edinilen bilgiler doğrultusunda uzman doktor bu yöntem hakkında bilgilendirecektir. Anne adayı düz bir zemine sırt üstü uzanmalı, dizler kırılarak ayaklar yere sağlam basacak şekilde desteklenmelidir. Daha sonra pelvis bölgenizi kaldırarak, belinizin altına minder yerleştirin. Pozisyonunuzu bu şekilde aldıktan sonra, kalçalarınızı başınızdan ortalama 30-40 cm arasında yüksekte olacak şekilde ayarlayın. Bu yöntemi uygulamadan önce mesanenizin boş olması gerekir. Gün içerisinde 3’er kere 10 dakika olacak şekilde durmaya çalışın. Ancak bu yöntem her zaman için başarılı sonuçlar veremeyebilir. Bu nedenle bu yöntemi yapabilecek herhangi bir engeli olmayan gebelerin uygulaması daha doğru olacaktır. Ayrıca doktorunuzun bilgisi olmadan bu tar girişimlerde bulunmamanız önerilmektedir. Ses kullanma yöntemi nedir? Bebeklerin ters duruşlarını düzeltebilmek için uygulan bir diğer yöntem ise, ses kullanarak bebeğin doğru pozisyona gelmesini sağlamaktır. Anne karnında bulunan bebek, belli haftalardan sonra dışarıdan gelen seslere karşı oldukça duyarlıdır. Bulunduğunuz ortamın sesini, sizin sesinizi verdiğiniz tepkilere karşı tutumunuzu anlayabilir. Bu nedenle hangi durumlarda nasıl tepki verdiğini gözlemleyebilirsiniz. Bebeğiniz özellikle alışkın olduğu tanıdık seslere karşı oldukça hassastır. Bebeğin hareketli olduğu zamanlarda karnınıza bir müzik aletini yaklaştırıp bebeğinizin dinlemesini ya da eşinizin başını karnınıza koyarak bebeğiniz ile konuşarak dikkatini çekmesini sağlayabilirsiniz. Bu durum onun hareketlenmesine yol açacaktır. Ters yönde duran bebeğiniz, sesin geldiği yöne doğru kafasını çevirerek dönmeye çalışır. Bunu belirli aralıklar ile uygulayarak bebeğiniz ters duruşunu düzeltebilirsiniz. Bu yöntem sayesinde başarılı olan insanlar mevcuttur.
Tüp Bebek Başarı Yüzdesi Hesaplama Aracına hoş geldiniz. Bu hesaplayıcı, gebe kalma şansınızı anlamanıza yardımcı olmak için kişisel verilerinizi temel alır. Hesaplayıcının size verdiği oranların tahmini olduğunu unutmayınız ve en doğru sonucu almak üzere merkezimize başvurunuz. Umuda yolculuğunuzda size eşlik etmek dileği ile sağlıklı günler dileriz. Sonuç Hesaplanıyor. Lütfen Bekleyiniz... Tüp Bebekte Başarı Şansını Etkileyen Faktörler Tüp bebek tedavisinin sizin için iyi bir seçenek olup olmadığını merak ediyor olabilirsiniz. Tüp bebek tedavisi, tüm yardımcı üreme teknikleri arasından en etkili olanlarından bir tanesi olsa da sizin için etkili olup olmayacağı, içerisinde bulunduğunuz duruma bağlıdır. Bu nedenle tüp bebek tedavisinin sizde işe yarayıp yaramayacağından tam olarak emin olmanız mümkün değildir. Ancak tüp bebek tedavisini etkileyebilecek faktörlere göz atmanız, tüp bebek tedavisinin size uygun olup olmadığını anlama konusunda fikriniz olmasını sağlayacaktır. Yaş Tüp bebek tedavisi, üreme çağında olan her yaştan kadında başarı sağlayabilen bir tedavidir. Yaş ile tüp bebek başarısı arasında ilişki olsa da sizin vücudunuz ve sağlık durumunuz, tüp bebek tedavisinin başarı şansını etkileyecektir. Bununla birlikte tüp bebek tedavisi, genel olarak 20’lerinde ve 30’larının başlarında olan kadınlarda gebelik ve canlı doğum konusunda en yüksek başarıyı sağlamaktadır. Kadın, 30’lu yaşlarının ortasına geldiğinde doğurganlığı azalmaya başlar. Bu nedenle gebelik başarısı göz önüne alındığında yardımcı üreme teknikleri kullanılsa bile genç kadınlarda, daha ileri yaşlardaki kadınlara göre tüp bebek tedavisi başarısı daha yüksek olmaktadır. İleri yaşlarda gebe kalındığı zaman aşağıdaki risklerle karşılaşılabilmektedir Gebelik komplikasyonları Genetik anormallikler Fetüs ölümü Erken doğum Bu risklerden dolayı ileri yaşlarda gebe kaldıysanız aşağıdakileri uygulamanız faydalı olacaktır İlerlemiş yaşlarda meydana gelen gebeliklerde komplikasyon riski daha yüksek olduğu için tedavi öncesi genel sağlık kontrolünden geçmeniz çok önemlidir. Çiftler, tüp bebek tedavisine başlamadan önce evlat edinme seçeneğini düşünebilir. Çiftler, gerekli tüm testler ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra tedavi görmeyi düşünmelidir. Özellikle 50 yaşın üzerinde olan erkeklerin, sperm değerlendirilmesini talep etmeleri çok önemlidir. Önceki Gebelikler Daha önce tüp bebek tedavisi görerek ya da görmeden bebek sahibi olduysanız, tüp bebek tedavisi ile tekrar gebe kalmayı düşündüğünüzde şansınız daha yüksek olabilir. Tekrarlayan düşükler, gebelik başarısının düşük olduğuna işaret ediyor olabilir. Çünkü daha önce düşük yaşanmış olması, ortada tüp bebekle ilgili çözülmesi gereken kısırlık sorunundan daha başka bir sorun olabileceğini gösteriyor olabilir. Daha önce düşük yaşadıysanız, bunun nedenini sadece tüp bebek tedavisine bağlayarak bu tedaviyi hemen olasılık dışı bırakmamanız gerekir. Doktorunuz, gebelikte yaşadığınız düşüklerin sebebinin belirlenmesi için size yardımcı olacaktır. Kısırlık Türleri Tüp bebek tedavisi, doğurganlıkla ilgili çeşitli sorunlar yaşayan çiftlerde iyi bir çözüm sınabilmektedir. Gebeliğin gerçekleşebilmesi için yumurtanın üretilmesi ve spermin, yumurtayı dölleyebilmesi gerekmektedir. Tüm süreç normal geçerse döllenmiş olan yumurta embriyo haline gelir ve rahim duvarına tutunarak büyümeye başlar. Bu sürece engel olan her şey, kısırlık nedeni sayılmaktadır. Kadınlarda, rahim ya da fallop tüpleriyle ilgili sorunlar, kısırlığa neden olabilmektedir. Endometriozis, skar dokuların fallop tüplerini tıkamasına ya da yumurtalıklara yapışmasına neden olabilmektedir. Kadınlarda kısırlık sorunlarının büyük bir kısmı, endometriozisten kaynaklanmaktadır. Diğer durumlarda ise fallop tüpleri tıkalı olmasa da yumurta, döllenmek üzere rahime ulaşamaz. Ancak tüp bebek tedavisiyle yumurtaların, yumurtalıklardan doğrudan alınması ve laboratuvarda döllenmesi mümkün olduğu için fallop tüpleriyle ilgili yaşanan sorunlardan kaçınmak mümkün olmaktadır. Yumurtalarla ilgili sorunlarda da tüp bebek tedavisi yardımcı olabilmektedir. Kadınlarda 35 yaşından sonra yumurta kalitesi azalabilmektedir. Tüp bebek tedavisi ile birden çok yumurta salınabileceği için bu yumurtalardan kaliteli olanlar laboratuvar ortamında döllenebilir ve oluşan embriyo, rahme transfer edilebilir. Erkeklerde ise kısırlık sorunları genel olarak spermden kaynaklanmaktadır. Sperm sayısının düşük olması, spermin yumurtaya nüfuz edememesi ya da rahimdeki sıvıda canlı kalamaması, tüplerde tıkanıklık gibi sorunlarda, tüp bebek tedavisi bir seçenek olmaktadır. Tüp bebek tedavisi, kadın ve erkek kısırlıklarında gebelik elde edilmesini sağlayabilse de bazı durumlarda başarı oranları daha düşük olabilmektedir. Bu durumlar arasında yer alan rahim anormallikleri ve miyomlar, yumurtlama sorunları, eşlerin her ikisinde kısırlık olması ve çiftlerin, kısırlık sorunu yaşadıkları süre gibi etkenler, tüp bebek tedavisinin daha az başarılı olmasına neden olabilmektedir. Yaşam Tarzı Faktörleri Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin yaşam tarzları, gebelik ihtimalini etkileyebilmektedir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi görmeyi düşünen çiftlerin sigarayı bırakmak, alkolü normal ölçülerde içmek ya da bırakmak, besin açısından zengin yiyecekler tercih etmek, egzersiz yapmak, kafein alımını kısıtlamak ve vücut ağırlığına dikkat etmek gibi şeyleri yapmaları gerekir. “2022yılı güncel tüp bebek fiyatları” için yazımızı okuyabilirsiniz. İlk olarak sigara ile başlamak gerekirse sigara içen kadınların, yumurta kaybı yaşaması ve doğurganlık oranlarının etkilenmesi görülen bir durumdur. Kadınların sigara içtikleri her yıl, doğurganlık oranları belli seviyede azalmaktadır. Erkeklerde ise nikotin alımı, ilk trimesterde görülen düşükler ile ilişkilendirilmektedir. Beslenme konusunda ise tüp bebek tedavisine başlamadan aylar önce daha çok meyve ve sebze yenmeye başlanması gerekmektedir. Çünkü beslenmenin, doğurganlık üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Alkolün, doğurganlık üzerindeki etkileri tam olarak bilinmese de ölçülü olarak tüketilmesi gerektiği ve tüp bebek tedavisine başlamadan önce bırakılması önerilmektedir. Orta seviyede egzersiz yapmanın, gebelik oranlarının daha yüksek olmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ancak egzersizin çok yoğun bir şekilde yapılmaması gerekir. Aşırı kafein alımı, dikkat edilmesi gereken bir diğer faktördür. Günlük 200-300 mg kafein tüketimi, ortalama kafein tüketimini göstermekte olup başarabiliyorsanız hiç tüketmemeyi de tercih edebilirsiniz. Tüp bebek tedavisini etkileyen bir diğer faktör ise kilo olmaktadır. Araştırmalar, aşırı kilolu olmanın tüp bebek başarısı üzerinde yoğun etkileri olduğunu göstermektedir. Obezite, vücudunuzun doğurganlık ilaçlarını ve hormonları işleme şeklini değiştirebilir ve bu nedenle adet döngünüz ile yumurtlamanız bu durumdan etkilenebilir. Ayrıca aşırı kilolu olunması durumunda bebeği dokuz ay boyunca taşımak daha zor olabilmektedir. Tüp Bebek Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Tüp bebek tedavisi söz konusu olduğu zaman çiftler, çocuk sahibi olmak için şartları en iyi hale nasıl getirebileceklerinin yolunu arar. Tüp bebek tedavisinde başarı oranları için klinik seçimi önemli olduğu kadar hastaların yaptığı şeyler de önem taşır. Tüp bebek tedavisinde elde edilecek başarı şansını arttırmak için yapabileceklerinizi aşağıda detaylı bir şekilde okuyabilirsiniz. Sağlıklı kilonuzu koruyun Doğurganlık ve tüp bebek tedavisi söz konusu olduğu zaman sağlıklı kilonuzda olmanız büyük bir önem taşımaktadır. Vücut Kitle Endeksi 35’in üzerinde obez ya da 19’un altında zayıf olan kadınlarda hamile kalma süresinin 2 ila 4 kat kadar uzayabildiği ve tüp bebek başarı oranlarının negatif bir şekilde etkilendiği bilinmektedir. Aşırı kilolu olmak, tüp bebek sırasında yumurtalıkların görülmesini de zorlaştırabildiği için yumurta toplama sırasında komplikasyon yaşanma riski yükselebilmektedir. Embriyo transferinin en iyi şekilde gerçekleşmesi için bir uzmandan yardım alarak beslenme düzeninizde ve hareket düzeyinizde değişiklikler yapabilirsiniz. Sağlıklı kilo hedefinize ulaşmak için bir diyetisyenle çalışabilir ve kilo verme için planlanan egzersiz planlarını uygulayabilirsiniz. Sperm sağlığını en iyi seviyeye çıkarın Multivitaminler kullanmak ve sağlıklı kiloda olmakla birlikte slip külotlar yerine boxer kullanmak, sperm sağlığını arttırabilir. Ayrıca sperm sayısını ve kalitesini arttırmak için doktorunuzun yönlendirmesiyle bazı ilaçlar kullanabilirsiniz. Bazen ise tüp bebek tedavisinde spermlerin doğrudan testisten alınması da faydalı olabilmektedir. Tüp bebek tedavisinde sperm sağlığı en az diğer faktörler kadar önemli olduğu için sperm anomalileri olup olmadığının incelenmesi de büyük önem taşımaktadır. Doktorunuzu ve embriyoloji laboratuvarınızı iyi seçin Başarılı bir tüp bebek tedavisi için üreme endokrinolojistinizi iyi seçmek için iki şeye dikkat etmelisiniz. Seçeceğiniz uzmanın deneyimli ve etkinliği kanıtlanmış ilaçlar kullanmayı öneren bir uzman olmasının yanı sıra yanında rahat olacağınız ve iletişim kurabileceğiniz bir doktor seçmelisiniz. Doktorunuz bu duygusal yolculuğunuzda size eşlik edeceği için kendinizi desteklenmiş hissetmeniz önemlidir. Bu nedenle güvenebileceğiniz bir uzman bulmak için hem arkadaşlarınız ile ailenize danışmayı hem de kendi araştırmanızı yapmayı unutmayın. Stresinizi azaltın Stres, doğal yollarla ya da yardımcı üreme teknikleriyle çocuk sahibi olma şansını etkilemektedir. Stresi azaltmaya çalışmak, tüp bebek tedavisi sırasında çiftlerin gerçekleştirmede zorluk çektiği konuların başında gelmektedir. Bununla birlikte stresi azaltmanız ya da kontrol altına almanız önemli olduğu için çeşitli rahatlama teknikleri ile stresle başa çıkmayı deneyebilirsiniz. Sigarayı bırakın Sigara içmek, tüp bebek tedavisi yapılırken başarı şansını önemli ölçüde azaltmaktadır. Çünkü sigara, yumurta ve sperm kalitesini etkileyebilmektedir. Ancak sigarayı bırakmak zor olabileceği için bu süreçte arkadaşlarınızdan ve ailenizden sizi desteklemesini isteyebilirsiniz. Ayrıca sigarayı bırakma konusunda uzman yardımı almayı da deneyebilirsiniz. Alkol kullanmayın Sigarayla birlikte alkol de tüp bebek tedavisini etkileyebileceği için tedavi sırasında alkolden kaçınmanız gerekir. Bu durum iki eş için de geçerlidir. Aşırıya kaçmadan içmek, tedavi için bir sorun yaratmayabilse de risk almaya değmeyeceği için alkolü bu süreçte tamamen bırakmayı deneyebilirsiniz. Alkol bazen doğurganlık ilaçlarıyla da etkileşime girebildiği için hem tedavi sürecinde hem de embriyo transferi sonrası alkolden uzak durmanız faydalı olabilir. Takviyeleri araştırın DHEA ve Koenzim Q10, yumurta sayısı ve kalitesiyle ilişkili olabileceği söylenen takviyelerdir. Doktorunuza bu takviyelerin tüp bebek tedavinizde yardımcı olup olmayacağını danışabilirsiniz. Ayrıca bazı durumlarda mutlivitaminler de fayda sağlayabilmektedir. Yeterli seviyede D vitamininiz olduğundan emin olun İnsanların yüzde 40’ından fazlasında D vitamini eksikliği görünüyor. D vitamini eksikliğinin kısırlık ve tüp bebek tedavisi sonuçlarında etkisi olabileceğini gösteren araştırmalar var. Bu nedenle D vitamini seviyelerinizi kontrol ettirin ve gerekiyorsa D vitamini takviyesi kullanın. İlaçlarınızı kontrol edin Bazı ilaçlar, tüp bebek tedavisi için sorun olabilmektedir. İlaçların birbirleriyle etkileşime girmediğinden emin olmak için doktorunuza kullandığınız ilaçların bir listesini vermeyi unutmayın. Bu listede reçeteli kullandığınız ilaçlar, takviyeler ve reçetesiz kullandığınız ilaçlar yer almalıdır. Dinlenin Yeteri kadar uyumak, genel sağlığınız ve bu nedenle doğurganlık açısından çok önemlidir. Tüp bebek tedavisine başarılı bir şekilde hazırlanmak istiyorsanız geceleri 7-9 saat uyku uyumayı hedefleyin. Pek çok insan yeteri kadar uyuma konusunda sorun yaşasa da çok fazla uyumanın da az uyumak kadar sorun yaratabileceğini unutmayın. Egzersiz rutininizi değiştirin Egzersiz yapıyorsanız, tüp bebek tedavisi sırasında buna ara vermeniz gerekmez. Burada tek istisna koşmak olabilir. Koşu, rahme giden kan miktarını etkileyebilir ve rahim içi tabakanın kalınlaşmasını değiştirebilir. Uzmanlar, haftada 24 km’den fazla koşulmasını tavsiye etmiyor ve koşunun, yürüyüş ve pedal çevirme gibi egzersizlerle değiştirilmesini öneriyor. Ruh sağlığınıza dikkat edin Tüp bebek tedavisi duygusal ve yorucu bir süreç olabileceği için pek çok insan için atılması zor bir adımdır. Ancak stresli olmanın tüp bebek tedavisinden alacağınız sonucu etkileyebileceğini unutmayın. İlginizi tüp bebek tedavisi dışında bir şeye çekecek uygulamalarla bu süreci daha stressiz geçirmeyi başarabilirsiniz. Sabırlı olun Pek çok hastada embriyo transferi için birden fazla tüp bebek döngüsü gerekiyor ve tedavinin sonuçları döngüden döngüye önemli ölçüde değişiyor. İlk tedaviniz başarılı olmadıysa doktorunuz ilaçlarınızda değişiklik yapabilir veya ilaçlarınızda bir sorun yoksa yeni bir döngüye başlayabilir. Unutmamanız gereken şey, tüp bebek tedavisinde çoğu şeyin sizin kontrolünüz dışında geliştiğidir. Bu nedenle kendinize iyi bakın ve işler istediğiniz gibi gitmezse kendinizi suçlamayın. Tüp Bebek Merkezi Başarı Oranları Tüp bebek merkezi başarısının ölçülmesi konusunda kullanılan ölçütlerin başında gebelik testi gelmektedir. Gebelik testi sonuçlarına pozitif hCG ya da kimyasal gebelik dahildir. Sonrasında ultrason taraması, yani klinik gebelik oranları önemli olmaktadır. Son olarak ise kliniğin doğum oranları, bebeklerin tek mi yoksa ikiz mi olduğu ölçütü gelmekte ve bu ölçüt, canlı doğum oranı olarak bilinmektedir. Kliniklerin başarılarını ölçme konusunda kullandıkları farklı ölçütler olabiliyor. Bu nedenle başvurduğunuz klinik ile ilgili merak ettiğiniz istatistikler varsa bunları sorabilirsiniz. Tüp Bebek Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmeli? Tüp bebek tedavisinde klinik seçimi kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Klinik seçerken yalnızca başarı oranlarına bakmanız yetmez. Tüp bebek tedavinizin başarılı sonuçlanması için kliniğin başarı oranlarından daha fazlasına ihtiyacınız vardır. Klinik araştırırken tedavinizden sorumlu olacak doktorunuza klinikte genelde hangi hastalarla ve nasıl çalıştıklarını sorabilirsiniz. Hasta profili ne kadar çeşitliyse, başvurduğunuz kliniğin hastalara yardım etme konusundaki ilgisi o kadar yüksek olacaktır. Klinik araştırırken dikkate almanız gereken konulardan bazıları şu şekilde olmaktadır Klinik tarafından yapılan testler Kısırlığın nedenini belirlemek için yapılan bazı standart testler bulunuyor. Bu testler arasında genelde erkeğin spermini analiz etmek, kadının rahmini ve fallop tüpünü kontrol etmek gibi süreçler yer alıyor. Tüp bebek tedavisinde izlenecek süreç genelde bu testlerin sonuçlarına göre belirleniyor. Bu nedenle tüp bebek tedavisi öncesi hangi testlerin yapılacağına dair bilgi edinmeniz önemlidir. Klinik tarafından yapılan tedaviler Çiftler için uygulanacak tedaviler, kısırlığın nedenine bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Tüp bebek tedavisi sırasında aşağıdaki tedaviler uygulanabilir Yapay dölleme Erkeğin sperminin kadının rahmine transfer edilmesidir. Bu süreç genelde daha karmaşık süreçlere geçmeden önce denenmektedir. Yumurtalıkların uyarılması Kadının yumurtalıklarının uyarılarak yumurta üretilmesi anlamına gelmektedir. Bu tekniğin geliştirilme amacı yumurtlamada sorun yaşayan kadınlarda bu sorunun ortada kaldırılmasıdır. Aşılama Yumurtalıkların uyarılması sağlandıktan sonra yumurtlama zamanı spermin rahme yerleştirilmesidir. Tüp bebek tedavisi Yumurtaların kadının rahminden toplanarak laboratuvar ortamında döllenmesi ve sonrasında sağlıklı embriyoların kadının rahmine transfer edilmesidir. Mikroenjeksiyon Tüp bebekle aynı olan bu yöntemdeki tek fark, tek bir spermin alınarak yumurtaya enjekte edilmesidir. Bu yöntem erkek kısırlığının şiddetli olduğu durumlarda kullanılmak üzere geliştirilmiş olsa da gerekli durumlarda tüp bebek tedavisinde de kullanılabilmektedir. Daha önce bir kliniğe başvurmadıysanız, sizi hangi tedavilerin beklediğini bilmiyor olabilirsiniz. Yukarıda yer alan tedaviler bu konuda size bir fikir verecektir. Kliniğin dondurulmuş sperm ve embriyo saklama koşulları Genelde her tüp bebek döngüsünde kullanılmayan embriyolar olur. Bu embriyolar, ilk tedavinin başarılı geçmemesi ya da sonradan tekrar bebek sahibi olmak istenmesi durumlarından kullanılabilir. Pek çok klinikte bu embriyolar dondurularak saklanır. Başvurduğunuz klinikte embriyo saklama koşullarını ve maliyetini öğrenmeniz önemlidir. Kliniğin başarı ölçütü Tüp bebek tedavisi görecek olan çiftlerin en çok merak ettiği konular arasında kliniğin başarı oranları yer alıyor. Kliniklerin başarı ölçme konusunda kullandıkları ölçütler şu şekilde olmaktadır Canlı doğum Canlı doğum oranları belirlenirken ikiz ve daha üzeri bebek doğumları, tek doğum olarak sayılmaktadır. Tüp bebek tedavisi görecek çiftlerin en çok ilgilendikleri ölçüt bu olsa da canlı doğum verilerinin elde edilmesi zaman almaktadır. Canlı doğum sayıları çiftlere şunlar hakkında da bilgi sağlayabilir toplanan yumurta sayısı, doğurganlık oranları, embriyo kalitesi ve embriyo transfer teknikleri. Klinik gebelik Klinik gebelik, gebelikte ultrason yapılarak bebeğin kalp atışının duyulduğu döneme denk gelir ve genelde gebeliğin 7. haftası gibi gerçekleştirilir. Kan testinde pozitif gebeliğin görüldüğü kimyasal gebeliktense klinik gebelik oranları daha belirleyici olmaktadır. Bununla birlikte klinik gebelik sayıları, tüp bebek kliniğinin canlı doğum oranları konusunda bilgi sağlamaz. Döngü başına gebelik/canlı doğum oranları Bu oranlar, yumurtalığın uyarıldığı döngülerle ilgilidir ve yumurta toplanmadan önce iptal edilen tedavi döngülerinden bağımsızdır. Yumurta toplama başına gebelik/canlı doğum oranları Bu oranlar, yumurta toplamaya kadar olan döngü sayısıyla ilgilidir ve yumurtaların toplandığı, ancak transfer edilmek üzere embriyoların elde edilmediği hastaları da içerir. Embriyo transferi başına gebelik/canlı doğum Bu oranlar, kadının embriyo transferine kadar geldiği döngülerin sayısıyla ilgilidir ve içerisinde döngüsü iptal edilen, yumurta toplanmayan ve yumurtalıkları aşırı uyarılan ya da embriyo toplanmayan hastalar yer almaz. Bu oranlar içerisinde dondurulmuş embriyo transferleri de yer almaktadır. Yukarıda yer alan ölçütlerin her birinde başarı oranları değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kliniklerin başarılarını ölçmek için hangi ölçütleri kullandıklarını öğrenmeniz önemlidir. Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri Ne yazık ki tüp bebek tedavisi her zaman başarılı olmayabilir. Tüp bebek tedavisi başarısız olduğunda pek çok çift, kendilerini kızgın ve hayal kırıklığına uğramış hisseder. Bu duyguların yaşanması son derece normaldir. Ancak tedavinin başarısız sonuçlanması nedeniyle eşlerin birbirini suçlamaması önemlidir. Tüp bebek tedavisi, pek çok nedenden dolayı başarısız olabilir ve bu nedenler, tamamen kontrolünüz dışı gelişir. Tedaviniz başarısız olduktan sonra ne yapabileceğiniz hakkında doktorunuzla konuşmanız çok önemlidir. Tüp bebek tedavisinin başarısız olmasına dair en sık rastlanan nedenler şunlar olmaktadır Embriyo kalitesi Tüp bebek tedavisinin başarısız olmasının en sık rastlanan nedenlerinden bir tanesi embriyo kalitesi olmaktadır. Embriyonun kalitesiz olması durumunda rahme transfer edildikten sonra tutunması mümkün olmayabilir. Yumurtaların yaşı Tüp bebek tedavisi gören kadının yaşı, tedavi üzerinde büyük bir etkiye sahip olsa da yumurtaların yaşı daha da önemlidir. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtaların kalitesi ve miktarı azalmaya başlar. Bu ise hem doğal yolla hem de tüp bebek tedavisiyle gebe kalmayı etkiler. Yumurtalıkların yanıtı Yumurtalık, tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlara gerekli tepkiyi vermediğinde birden fazla yumurta üretme konusunda başarısız olabilir. 37 yaşından büyük olan ya da FSH hormonu seviyesi yüksek olan kadınlarda yeteri kadar yumurta üretimi sağlamak zor olabilmektedir. Bu durum, sizin için de söz konusuysa tüp bebek tedavisi başarısız olabilir. Kromozomlar Embriyoların kromozomlarında anormallikler olması, tüp bebek tedavisinin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olabilir. Tüp bebek tedavisinde görülen düşüklerin ve yerleşmenin başarısız olmasının nedeni genelde kromozomlardaki anormalliklerden kaynaklanmaktadır. Yaşam tarzı Yaşam tarzından, tüp bebek tedavisini etkileyen faktörlerden konuşurken de bahsetmiştik. Kısaca tekrar etmek gerekirse tüp bebek tedavisinden önce sigarayı bırakmalı, aşırı kilolu ya da az kiloluysanız ideal kilonuza ulaşmalı, alkol alımınızı kısıtlamalı ya da tamamen bırakmalı, orta seviyede egzersiz yapmalı ve kafein tüketiminizi kısıtlamalısınız. Bu faktörler, tüp bebek tedavisinin olumsuz sonuçlanmasına neden olabilmektedir.
Galeriler → Bebeğin OluşumuHamileliğin 29. Haftası Duyuları tamamen gelişmiştir. Işık, ses, tat ve kokuyu algılayabilir. Boy 38 cm. Ağırlık 1300 gr. Hamileliğin 29. Haftası, Bebeğin Oluşumu, Foto Galeri Foto Galeriler
Gebelikte anne adayının karnı ve göğüsleri gittikçe büyümektedir. Anne adayı 32. gebelik haftasında göğüslerinin ağırlığının artmasına bağlı olarak kambur yürüyebilir. Ayrıca anne adayını sutyen kullanımı rahatsız da edebilmektedir. Gebelikte itibariyle anne adayında kilo 9,5-12 kg arasındadır. 31. gebelik haftasında rahim ise yaklaşık olarak 31 cm dolaylarındadır. Gebelik süresince anne adayının alacağı toplam kilo 10-12 kg ağırlık sınırını aşmamalıdır. Anne adayı bu duruma özen göstermelidir. Zira alınan bu kiloları geri vermek zor olabilir. Anne adayı 30. gebelik haftasın büyüyen göbeği ile birlikte değişen ağırlık merkezi nedeni ile ve hormonal değişikliklerden dolayı gevşeyen bağ doku ve eklemlerden kaynaklı olarak dengesini kaybedebilir. 29. gebelik haftasında annede mide yanması ve hazımsızlık şikayetleri ön plana çıkabilir. Progesteron hormonunun salgılanmasından kaynaklı olarak kaslar gevşer ve bu gevşeme sindirim sisteminde yer alan kasları etkilenir. Bebeğin 28. gebelik haftasındaki boyut; büyük boy bir marul büyüklüğündedir. Ayrıca bebek 28. gebelik haftası artan refleksi sayesinde gözlerini kırpabilmekte ve görme duyusu da gittikçe gelişmektedir. Güçlü ışıkları anne karnında iken algılayabilmektedir. Yanı sıra bebeğin beyninde milyarlarca sinir hücresi de 28 gebelik haftasında meydana gelmektedir. Annenin gebelikte rahmi daha dışa ve yukarıya doğru yükselecektir. Akciğerlere yeteri kadar yer kalmadığı için anne nefes alıp verme konusunda az sorun yaşayacaktır. Annenin nefes alıp verirken omuzları dik tutarak bebeğe yer vermesi nedeniyle soluk alınımını kolaylaştıracaktır. Annenin gebeliğin 26. haftasında vücudundaki kan miktarı toplam miktarın 4 te 1 i kadar artmaktadır. Bu yüzden de annenin parmakları ve ellerinde şişmelere rastlanmaktadır. Bebek 25. gebelik haftasında yeni açılmış olan burun deliklerini tanıyor.\r\n\r\nBebekteki akciğerler gebeliğin 25. haftası doğuma hazırlık yapmakta ve nefes alıp vermesi için gerekli olan yapı oluşmaktadır.\r\n\r\nBebek gebeliğin 25. haftasında yüksek olasılıkla dik pozisyonda durmaktadır. 24. gebelik haftası anne önceki gebelik haftalarına göre çok daha duygusaldır. Basit bir olaydan ve filmdeki bir sahneden anne çok çabuk etkilenip ağlayabilir. Annenin 23. gebelik haftasında karın bölgesi iyice yukarıya doğru çıkmıştır ve hamilelik herkes tarafından fark edilmektedir.\r\n\r\nAnne de gebeliğin 23. haftası göz rahatsızlığı beraberinde ani ve geçmeyen bir baş ağrısı geliştiği takdirde doktora başvurulmalıdır.
Adet kanaması başlayalı 2 hafta oldu. Artık kanama bitti. Gebelikte 2. haftadayız. Henüz gebelik söz konusu değil ancak döllenme olduğu takdirde bu hafta, gebeliğin ikinci haftası olarak sayılacaktır. Anne adayının son adetinin ilk günü baz alınan gebelikte 1. hafta, gebelik için rahim ve yumurtalıkların hazırlanmaya başladığı bir dönemdir. En kaliteli yumurta hücresi gebeliğin 1. haftasında büyümekte ve vücudu gebeliğe hazır bir hale getirmeye çalışmaktadır.
29 haftalık gebelik bülent tıraş